Aşkın Okunmaz Kıyıları, Victoria R. Holbrook

"Osmanlı imparatorluğu ardında bir yığın ulus devlet bıraktı. Bu ulus devletler arasında Türkiye Cumhuriyeti'nin benzersiz bir yeri vardı, çünkü imparatorlukla arasında bir kimlik sürekliliği olan Cumhuriyet Türkiyesi ulusal kültürünü oluşturmak için 'kendi' edebiyatını yabancı olarak gösterecek bir söyleme ihtiyaç duyuyordu. Alfabe değişikliği, dil devrimi ve eğitim politikaları bu amaçla devreye sokuldu."

Victoria Rowe Holbrook, Aşkın Okunmaz Kıyıları adlı eserinde Şeyh Galib'in mesnevisi Hüsn-ü Aşk üzerinden Osmanlı Türk mesnevisinin poetikasını oluşturmaya çalışıyor. Eserin sadece giriş kısmını okudum. Belki her bölüm için ayrı bir özet yazarım. Giriş bölümünde önemli noktalara değindiği için, sıcağı sıcağına yazmak istedim.

Holbrook yazarın amacının, Hüsn-ü Aşk'ta şiirin mevcudiyeti, şiirin lüzumu, lüzumun evrenselliği ve şairlik başlıkları altında değilinen sorunlar -yani Osmanlı poetikası- olduğunu ifade ediyor. Bu kapsamda kitap Hüsn-ü Aşk'ın edebi metin özelliklerinin incelenmeyeceğini belirtiyor. Amerikan Osmanlı şiiri okurlarının (ve akademisyenlerin) karşılaştığı sorunlara ve Osmanlı'nın geride bıraktığı devletler tarafından 'zıtlandığına', en kötüsünün ise yeni kurulan cumhuriyet ile olduğuna değiniyor.

'Osmanlı' dendiğinde 600 yıllık bir geleneğin genellendiği, bu nedenle genelleme yapılırken dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor yazar.

Bu yazıyı sıcağı sıcağına yazmama neden olan tespiti ise poetika modelleri üzerine. Alıntılıyorum: "En bilinen poetika modelinde dört unsur vardır: Evren yapıt, yazar ve okur. Yapıt merkezde yer alır. Yazar ve okur, merkezde yer alan yapıt ile hepsini önceleyen evren arasında aracıdırlar. (...) Modelimiz Osmanlı'ya uyarlandığında, yapıt değil, makro ve mikrokozmoslar merkeze yerleşecek ve (yapıt) her unsurun 'öteki dünya'yla bağlantılarına aracı olacaktır." (parantez içindeki 'yapıt' bana ait).

Bu çok önemli bir tespit. Katılıp katılamadığım konusunda şu aşamada birşey söylemiyorum - kendi adıma biraz daha araştırma yapmam gerek. İnşallah ileriki okumalarda konu daha da açıklığa kavuşacaktır.

İlk model hakkında Hilmi Yavuz'un Okuma Biçimleri kitabına bakılabilir. Burada dikkat edilmesi gereken sorun iki modelin birbirlerinden ne kadar farklı olduklarıdır. İkinci modeli, Holbrook'un kitabı boyunca inceleme fırsatım olacak. Ayrıca 'İslam medeniyeti şairi' Yahya Kemal ve 'İslam akaidi şairi' Mehmet Akif Ersoy farklılıkları incelenebilir. Bunlara ek olarak günümüz Osmanlı izleği şairlere de bakmak gerekecek.

Asıl yapmak istediğim ise kendi şiirimin bu modellerin neresinde olduğunu tespit etmek.

Kitaptan bir alıntı ile son verelim: "İngiliz centilmenleri İslami edebiyatı bir Osmanlı beyefendisinin karısını sevdiği şekilde seviyorlardı: Kimsenin onu görmesine izin vermiyorlardı."

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <h1> <h2> <h3> <img> <ul> <li>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimlendirme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Lütfen resimdeki karakterleri kutuya giriniz.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.